Etkili Yetki Verme İle Şirketinizin Verimliliği Artsın!

29 July 2021
Share:

Etkili yetki verme kavramını açıklamadan önce bir ebeveyn ve çocuk ilişkisinden bahsetmekte fayda var. Çok kısıtlayıcı, çocuğuna hiçbir şekilde sorumluluk bilincini aşılayamamış bir ebeveyn düşünelim. Bu ebeveynin çocuğu çok yüksek ihtimalle yetişkinlik dönemine geldiğinde birey olma konusunda sıkıntılar yaşayacaktır. Çocuğun üzerindeki bu hasarlar da ilerleyen zamanlarda ebeveynini zorlayan bir duruma dönüşecektir. Şimdi aynı ilişkiyi yönetici ve çalışan özelinde düşünelim. Bir yönetici çalışanına yetki vermedikçe çalışan kendini geliştiremeyecek, ilerleyen zamanlardaysa şirket içerisinde kendisini üzerine görevler tanımlanmış bir araç olarak hissetmeye başlayacaktır. Bu durum ise uzun vadede her iki tarafa da kalıcı hasarlar bırakacaktır. Peki, tüm bunların oluşmasını önleyecek bir şey yok mu derseniz elbette var: Etkili yetki verme.

Etkili Yetki Vermenin Faydaları Nelerdir?

Öncelikli olarak az önce de bahsettiğimiz gibi etkili yetki verme çalışanlarınızı güçlendirir, ekibinizle aranızda güven inşasının temellerini oluşturur, yönetici olarak zamandan tasarrufunuzu sağlar, üretkenlikte artış sağlar, böylelikle doğru kişilerle doğru işler eşleşmiş olur.

Yapılan araştırmalara göre günümüzde bir insan kapasitesinin ancak %50’sinde çalışıyor fakat bu yüzdelik dilimi etkili yetki verme ile artırmak mümkün. Ayrıca Gallup çalışmasına göre yetki veren CEO’lar %33 oranında daha yüksek gelir elde etmekteler.

Yöneticilerin Tercih Etmeme Sebepleri…

Faydaları konusunda halihazırda hemfikir olmamıza rağmen iş bunu uygulamaya gelince belli başlı sıkıntılarla karşılaşılabiliyor. Örneğin yöneticiler yetkilendirmeyi zayıflık olarak algılayabiliyorlar, tek başlarına işi daha iyi yapabileceklerine inanabiliyorlar ya da görevi birine anlatmanın zaman kaybına yol açacağını düşünebiliyorlar.

Bu varsayımlardan hiçbirinin gerçekleşmemesi içinse dilerseniz birkaç adımda etkili yetki vermeden bahsedelim:

Doğru kişi seçimi: Bu adımda esas soru çalışanlarınızı ne kadar iyi tanıdığınız. Onların isteklerine, güçlü ve zayıf yönlerine ne kadar hakimseniz o kadar doğru bir seçim yapacaksınız demektir. Ayrıca bu aşamada çalışanlarınızın isteklerine de saygı duymanız çalışanlarınızla aranızda iyi bir güven ortamı sağlayacaktır.

Sebebini açıklama: Eğer çalışanınızı bir anda bir görevin içerisine fırlatırsanız muhtemelen ilk başta işe yabancılaşacaktır. Bu aşamada aslında siz ne kadar detaylı bir açıklamada bulunursanız karşınızdakinden alacağınız verim de doğru orantılı olarak artacaktır.

Açık ve spesifik olma: Çalışanınızın her şeyi kolayca anlamlandırabilmesi ile işten alacağınız sonuç da daha verimli olacaktır.

Kaynak ve eğitim sağlama: Çalışanınıza görevini tamamlayabilmesi adına ihtiyaç duyabileceği kaynak ve eğitimleri sağladığınızdan emin olmalısınız.

Son tarih: Son tarih belirleme aşaması her ne kadar başta gereksiz gibi görünse de varlığı gerçekten de büyük sonuçlar doğurabiliyor. Çalışanınız ne zaman sonlanacağını bildiği bir işi çok daha planlı bir şekilde yapacaktır.

Kontrol etme ve geri bildirim: Bir şeyler ters gittiğinde çalışanlarınızı suçlamaktansa sorumluluğunuzu farkına varıp yaptığı işi kontrol etmeniz yararlı olacaktır. İyileştirebilmeleri adına onlara geri dönüşlerde bulunarak yalnız olmadığını hissettirebilirsiniz.

Teşekkür etme: Çalışanlarınıza hatalarını söylerken yalnızca olumsuzluklara gömülüp kalarak motivasyonlarını sıfırlamamaya çalışmakta fayda var. Başarılı bulduğunuz noktaları için de teşekkür etmek çalışanlar üzerinde ileriye dönük bir motivasyon sağlayacaktır.

Bugünkü yazımızda araştırmalarla da faydaları kanıtlanmış olan etkili yetki verme konusundan bahsetmiş olduk. Peki, şimdi siz hangi türden ebeveyn olmak istiyorsunuz? Çocuğuna sorumluluk bilincini yükleyememiş bir ebeveyn mi yoksa çocuğunun da bir birey olduğunun kabullenmiş ebeveyn mi? Seçim sizin…