Toksik Çalışma Kültürü İyi Performanslı Çalışanları İşten Ayrılmaya Zorluyor!

22 Haziran 2022
Paylaş:

Toksik bir çalışma kültürü, işyerinin, üretkenliği ve ofisteki insanların refahını etkileyecek derecede hoş olmayan, tehlikeli veya etik dışı durumlar sonucu mutsuz çalışanlar yaratan bir kültürdür. Bir şirkette kültürler çalışanlar tarafından oluştursa da kültürü elbette liderler yönlendirir. Bir lider olarak, iyi bir çalışma kültürünün geliştirilmesine öncelik vermelisiniz. Bunun için de her zaman güncel kalmanız, işyerindeki dinamiklerin, ilişkilerin ve değişimlerin farkında olmanız ve gerektiğinde iyileştirmeye yönelik müdahaleler yapmanız çok önemlidir. Tüm işletmeler için çalışan performansı başarının anahtarıdır. Motivasyonu yüksek çalışanlar başarılı işletmeleri de beraberinde getirir. Pandemi öncesi çalışan kesiminin mevcut şartları çoğu sektörde benzerlik göstermekteydi ancak pandemi sonrası çalışma yöntemlerinin yenilenme yaşaması, yöneticilerin ve çalışanların bağlı oldukları kuruma ait değerleri üzerinde de birçok değişkenlik göstermeye başladı. 


Peki toksik bir çalışma kültürüne sahip olduğunuzu nasıl anlarsınız ve çözümleri nelerdir?

Toksik bir çalışma kültürü birçok faktörün nihai sonucu olsa da, genellikle bu kültürü sürdüren zayıf liderlik ve çalışanların bir kombinasyonudur. Gerçek bir lider çalışanlarına saygı, dürüstlük, özgünlük, takdir, empati ve güven göstermelidir. Mutsuz veya işine bağlı olmayan çalışanlar, şirketlere sürekli kayıp gelirler ve farklı zararlar verebilir. Bazen, toksik çalışma kültürünün unsurları çok açık olabiliyorken, düzeltilmesi kolay olabilir fakat bazen gizlidir ve liderler bunları ortaya çıkarmak için farklı çabalar göstermelidir. Hem liderlerin hem de çalışanların dikkat etmesi ve kaçınması gereken toksik bir çalışma kültürünün farklı işaretlerini incelemeye başlayalım.


1. İletişim eksikliği dİkkatinizi mi çekiyor?

Toksik bir iş kültürünün önemli işareti olarak, üst kademelerden çalışanlara iletişimin tek yönlü aktarılmasıdır. Çalışanlar ya yeterince çabuk anlamadıkları için ya da çözümsüz kalacağını düşündüğü için soru sormaya çekiniyorlar. Bu, diğer birçok şeyin yanı sıra, işin tekrarına ve zaman kaybına yol açabilir. Açık iletişim sağlayarak çalışanlarınızın her türlü görüş ve önerilerini dinlemeli, onların fikirlerine değer verdiğinizi göstererek iletişim konusunda daha yapıcı ve onlara karşı açık olmalısınız.


2. Çalışma ortamınızda düşük moral mi gözlemlediniz?

Verilen görevleri yerine getirmek için olumlu bir tutum ve yüksek moral, çalışanlar arasında bulaşıcıdır. İnsanlar gülümsediğinde, birbirleriyle kibarca konuştuğunda ve şakalar yaptığında, çalışanlar görevlerine daha çok bağlanırlar. Bu durum herkesin ne kadar üretken ve mutlu olduğunu gösterir. Eğer bu durumun tam tersi bir hava çalışma ortamınızda hakimiyet kazanmaya başladıysa, duruma yeni çözümler getirmenin zamanı gelmiş diyebiliriz.


3. Çalışanlarınız yöneticilerinden kaçmaya mı başladı?

Yöneticilere karşı sağlıklı bir saygı ile korku arasında ince bir fark vardır. Bir toplantıda yöneticiden başka kimse konuşmadığında, insanlar yöneticileri ile karşılaşabilecekleri koridordan aşağı inmekten kaçındığında, kültürle ilgili bir sorun vardır ve bu sorunun derhal ele alınması gerekir. Yönetici, işyeri kültürünün tonunu belirler ve yönetimde etkileşim tarzı, toksik bir iş kültürüne veya çalışanların mutlu olduğu bir iş kültürüne yol açabilir. Bir lider çalışanlara bağırırsa, onları aşağılarsa, yukarıda listelenen gibi senaryoların gerçekleşmesi daha olasıdır.

Kötü bir yönetici, toksik iş kültürünü daha da kötü bir hale getirebilir çünkü başkalarına kötü davranışı "onaylayarak" ve kaba etkileşimler için emsal sağlayarak nasıl davranabilecekleri hakkında ipuçları verir. Kısacası, en iyi yönetici kötü davranışlar sergilemeye başlarsa, departman başkanlarının ve ekip liderlerinin bağırdığını görmek sürpriz olmayacaktır.


4. Şirketinizde yüksek bir çalışan sirkülasyonu mu var?

İnsanlar sürekli olarak işten ayrılmaya mı devam ediyor? Bu belki de toksik bir çalışma ortamının en açık göstergelerinden biridir. İşyeriniz geçiş ofisi haline geldiğinde, büyük olasılıkla yanlış giden bir şeyler vardır.

Evet, insanların daha iyi fırsatlar aramaya hakkı vardır, ancak bazılarını sizinle birkaç ay geçirdikten sonra tüm yıl boyunca işe alım yapmanız gerekiyorsa, orada büyük olasılıkla üstüne durulması gereken toksik bir çalışma kültürü vardır.


5. Ofiste gruplaşmalar mı var?

Hayatımızın çok uzun bir zaman dilimini ofis ortamlarında geçiriyor ve oradaki insanlarla daha sık iletişim halinde oluyoruz. İnsanlar doğal olarak ortak yönleri olan insanlara yönelirler. Birçok insanın çalışma ortamında daha iyi anlaştığı kişiler elbette olacaktır ancak toksik bir çalışma kültüründe bu konu gruplaşmalar içerisinde dram, gerilim ve birbirlerine karşı kurdukları olumsuzluklarla doludur.

Toksik bir iş kültüründe, kendi başına oturan, tek başına yemek yiyen ve çalışanları tamamen kapatan ve onları kendi yansımalarını oluşturmaya zorlayan patronları bulmak şaşırtıcı değildir. Bu, şirket kültürünü oluştururken kaçınmanız gereken şeylerden yalnızca biridir.


6. Güç birkaç yetkili kişide mi?

Yetki özgürlüğü olmadığında ve çalışanlar büyüme, ilerleme gibi durumlara karşı umutsuzdur. Bu da çalışanların ilgisizliğine veya çalışanların yöneticileri tarafından oluşturulan boğucu ve imkansızı vaad eden politikaları atlamak için kendi kurallarını oluşturmasına yol açabilir. Meşru bir nedenle izin alamayacağını bilen bir çalışan, resmi bir talepte bulunmak yerine hasta numarası yapacaktır.

İnisiyatif alabilmek, fikirleri özgürce sunabilmek, problemler karşısında çözüm yetkisine sahip olabilmek bir çalışanın motivasyonunu etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Bir yönetici olarak kariyer yolculuğunda ilerisi için bir ışık yakamıyorsanız, belki de en iyi çalışanınızı başka bir şirkete kaptırmanıza az kalmıştır.

Eğer bu durumlar ile karşılaşıyorsanız, şirketinizde toksik bir çalışma kültürü başlamış diyebiliriz. Bu nedenle çalışanlarınıza önem verdiğinizi ve çalışma ortamlarını iyileştirmeye kararlı olduğunuzu gösterin. Çalışanlarınız en büyük varlığınız olabilir, ancak hepsi onlara nasıl davrandığınıza bağlıdır. Tüm düzenleme sorumluluğu, yöneticilerin ilgilenmesi gereken bir konu olsa da daima çalışanlarınız geri bildirimlerini dinlemeli ve onlar için sağlıklı bir çalışma ortamı yaratmalısınız. 


Peki kayıpları önlemek için ne yapabilirsiniz? 


1. Kariyer gelişimlerine yatırımlar yapın

Çalışanlar ile gerçekleştirdiğiniz iş mülakatlarında mutlaka onlara şirketinizde kariyer gelişimlerine nasıl destek olabileceğinizden bahsedin. Çalışanların, birden fazla potansiyel kariyer yolunun var olduğunu gördüklerinde sizinle kalmaları ve şirketinize de bağlı kalmaları daha olasıdır. Tanınmayan, belki de yan kariyer fırsatları veya öğrenme deneyimleri olan yüksek performanslı çalışanlar, küskün olmaya en yatkın olanlardır; bu, kariyer gelişimine yatırım yapmayan kuruluşların en üretken çalışanlarından bazılarını kaybedebileceği anlamına gelir.


2. Ekibinizle birlikte sosyalleşin

Happy hour’lar, ekip gezileri, kutlama yemekleri ve günlük iş kapsamının ötesindeki diğer etkinlikler gibi basit topluluk oluşturma seçenekleri, sağlıklı bir şirket kültürüne katkıda bulunur. Pandemi sonrası da araştırmalar gösteriyor ki, özellikle evden çalışma sistemini çok benimsemiş kişilerde "eğlenceli sosyal etkinlikler düzenlemenin, çalışanlar ofise döndükçe kurum kültürünü güçlendirmenin düşük maliyetli bir yolu olduğunu ve çalışanların ekip üyeleriyle olan kişisel bağlantılarını güçlendirdiğini" belirtiyor.


3. Esneklik konusunda “daha esnek” olun

Acil durumlarda izin konusunda kimse çalışanının yalan söylemesini istemez. Sonrasında şirketiniz ve çalışanınız için daha büyük sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Giriş-çıkış saatleri elbette kurumsal bir disiplin yaratmak adına önemli detaylardan biridir, ancak günümüzde artık dakikası dakikasına kuralı yerine çalışanların onlara verilen görevlere konusunda nasıl çıktılar verdiklerine odaklanmak post pandemi döneminde daha güncel bir çalışma biçimidir. Bu gibi çeşitli konularda gösterdiğiniz esneklik, çalışanınızın kurumunuza ve görevlerine daha sadık kalmasını sağlayacaktır. Sonuçta en iyi performansları sergileyen çalışanlarınızın saat kaçta giriş-çıkış yaptığından daha çok işini ne kadar iyi yaptığı daha önemli değil midir?


4. İnisiyatif almak konusunda çalışanlarınızı daha özgür bırakın

Bir dijital-multimedya ansiklopedisi olan Encarta’ya göre, inisiyatif kelimesinin anlamı: “Başkalarının yardımı ya da önerisi olmaksızın kendi başına davranabilme ve karar verebilme yeteneği. Belirli bir sorunla ilgilenmek için tasarlanmış plan ya da strateji.”

Karar vermek konusunda inisiyatif alabilmek çalışanlara daha özgür bir alan sunabiliyor. Özellikle acil durumlarda, gerekli onay süreçleri ile vakit kaybetmek yerine hızlı aksiyon alabilmek için bir çalışanın inisiyatif kullanabilmesi onu daha özgüvenli ve stratejik birisi haline getirebiliyor. Bunun tam tersine inisiyatif alamayan bir çalışan pasif çalışan haline gelecek, sürekli ekip arkadaşlarının fikirlerine ve onaylarına ihtiyaç duyacaktır. En iyi çalışanlarınızın potansiyel yeteneklerini ve özgüvenlerini vermek isteyecekleri kararlar konusunda sınırlandırmadan daha özgür bırakarak, hem yönetici olarak sizin hem de görevleri konusunda işleri daha kolay hale getirmesini sağlayın.


5. Teşekkür edin

İlk başta da söylediğimiz gibi, tüm işletmeler için çalışan performansı başarının anahtarıdır. Motivasyonu yüksek çalışanlar başarılı işletmeleri de beraberinde getirir. Başarınızın anahtarı işinize yaptığınız kadar çalışanlarınıza yaptığınız yatırımlarla da doğru orantılıdır. Onlara yaptıkları işler doğrultusunda güvenmeli, özgür alanlar yaratmalısınız. Kimi zaman en güvendiğiniz çalışanınız bile mutlaka hata yapacaktır. Hatanın olmadığı bir düzenin mümkün olmadığı gibi dikkat etmeniz gereken noktanın hatalar karşısında nasıl çözümler getirebildiklerine odaklanıyor olmanızdır. Yalnızca hataları gördüğünüz ama başarıları kutlamadığınız, teşekkür etmediğiniz bir düzende çalışanlarınızın size ve şirketinize sadık kalmasını beklememelisiniz.


Günümüzde bu değerlere önem veren şirketlerin sayısı hızla artıyor. Rekabetin, alanınızdaki pazar gücünü göz önüne aldığınızda kurduğunuz düzeni, en iyi çalışanlarınızı ve değerlerinizi rakiplerinize kaptırmak istemezsiniz. En iyi çalışanlarınızın toksik çalışma kültürünüzden kaçmaması, şirketinizde çalışan bağlılığını sağlamak adına mutlaka daha yenilikçi ve daha esnek bakış açılarına sahip olmanızı tavsiye ederiz.