İş Dünyasının Bitmeyen Dönüşümünün Yeni Oyuncuları: Dijital Yakalılar

11 Nisan 2022
Paylaş:

İnsanın gelişimi fiziksel ve kültürel olarak nasıl yeni duraklara uğramaya mecbur ise aynı iş dünyasındaki kimliklerimiz de yepyeni duraklara uğramaya mecburdur. Bugün beyaz yaka yani fiziksel değil beyin gücünün ön planda olduğu segmentte çalışan hemen hemen herkes hayatının bir döneminde fiziksel olarak iş gücünün önemli olduğu işlerde çalışmış olabilir. Üniversite zamanında okul harçlığı çıkarmak için girilen ufak geçici işleri hatırlayın. Farkında olmadan iş hayatımıza mavi yakalı olarak başlamadığımızı söyleyemeyiz. Yaka ayrımının sosyal ve ekonomik statü ayrımında bu denli önem taşıması elbette insanın en büyük tatmin noktası olan ve meşhur Maslow ihtiyaçlar hiyerarşisinin en üstünde konumlanan maddesine bağlıdır: Kendini gerçekleştirme.

İnsan doğası gereği arzularıyla yaşayan, kendini sürekli bir yolculuğun içerisinde bulan bir varlıktır. Yolculuklarımızın profesyonel hayattaki karşılığı ise edinmiş olduğumuz bilgi ve deneyimle sürekli değişime uğrayan ve bizi başladığımız noktadan daha ileri noktalara götüren profesyonel yaşam özetlerimiz; kariyerlerimizdir.

Bir profesyonelin kariyer duraklarındaki ivmeler ve düşüşler elbetteki çevresindeki değişimlere cevaben gerçekleşir. Değişimler, insanın ve bağlı olduğu topluluklardaki gereksinimlerden, ortaya çıkarılacak olan tüm sonuçlara dokunan önlenemeyen durumlardır. Değişim, dönüşümü beraberinde getirir ve yepyeni normaller ortaya çıkar. Aynı bugünkü yazımızda bahsedeceğimiz yeni bir kavram olan Dijital Yakalılar tanımı gibi.


Dijital Yakalı Olmak Nedir?


Çalışana ait her bilgi, çalışanın ürettiği her iş kalemi nasıl zaman içerisinde büyük arşiv odalarından bilgisayar dosyalarına dönüştüyse, son yıllarda hemen hemen her şirketin tercihen değil, mecburi olarak gündemine almak zorunda olduğu dijital dönüşüm ise bugün yepyeni bir kavramı ortaya çıkardı. Dijital yaka, aslında bildiğimiz beyaz yakalının teknoloji ile merkeziyetsiz hale gelmesidir. Kısaca açıklamak gerekirse, dijital yaka, teknolojinin ortaya çıkardığı tüm yeni uygulamalara iş yapış biçimleriyle uyum sağlayan çalışanlara verilen isimdir. Örnek olarak klasik bir iş gününde, kurum için informasyon paylaşımının fiziksel toplantılardan, e-postalara dönüşmesi şu an size nostaljik geliyorsa, artık e-postalarda bilgi paylaşımı da ilerleyen yıllarda bizlere nostaljik gelecektir. Alışverişi yapılacak bir bilginin çevrim içi mesajlaşma ve iş zekası platformlarında yer bulması ve bizlerin bunu artık yeni normal olarak algılamamız da tam olarak bu yüzdendir. Kurum içi iletişimin bel kemiği Intranetler yerlerini Slack ve Microsoft Teams gibi programlara bırakırken beraberinde bir farkındalığı da yanında getirdi. Verimlilik ve hız.

Artık şirketlerin başarı parametrelerinde bu iki kavram hayatı önem taşıyor. Bir şirketin departmanlarının başarısı şirkete maddi olarak getirdiği kazanç ile ölçümlendirilirken diğer bir yandan da doğal akış içerisinde şirketten götürdüklerine de odaklanılıyor. Özellikle yeni iş zekası yazılımlarının bu kadar yükselişte olduğu bir dönemde, insan gücü yazılımlara göre daha değerli ve daha pahalı hale geldi. Normal şartlarda 2-3 kişilik bir finans departmanının belirlenen bir sürede hazırlayacağı raporu PowerBI veya benzeri bir yazılım ile daha etkin ve hızlı hazırlanması bu argümanımızı desteklemediğini söyleyebilir miyiz?

Dijital yakalılık, özellikle son 2-3 yıla baktığımızda hepimizin farkında olmadan geçiş sağladığı uzaktan çalışma kavramı ile de yakın dans eden bir kavramdır. Çalışanın ve yapılan işin merkeziyetsiz yani kurumlar tarafından belirlenen fiziki ortamların dışında bulunma durumu tam da bu yeni rolü açıklamaktadır. Artık işimizin nerede ve nasıl yapıldığının önemi eskisi kadar önemli olmamakla beraber işimizin yapılıp yapılmadığı durumu bu yeni dinamiklerle yorumlanmaktadır. Merkeziyetsizcilik sadece kurumlar/şirketler tarafından bir fırsat olmasından ziyade çalışanlara da esneklik ve beraberinde getirdiği stres seviyesindeki azalma gibi durumlarla cazibeli hale gelmiştir.


Dijital yakalı olmak adaptasyondan çok gelişim ile ilgilidir

 

Dijital yakalı olmak aslında uyum sağlamanın da ötesinde bireylerin kendini geliştirmesiyle de ilgilenen bir durumdur. Teknolojiye adaptasyon kendini geliştirmede ne yazık ki giriş seviyesinde bir süreçtir. Bugün sadece yeni yazılımlara uyum sağladığınız için dijital yakalı olmuyorsunuz. Dijital yakalı olmanın bir diğer kaçınılmaz kuralı ise güncel kalmak ve güncelleştirmektir. 

Üniversiteden hemen sonra iş başvurularındaki sürecinizi hatırlayın. Elinizde belli bir alandan diploma ve şirketler tarafından sizlere sunulacak olasılıklar vardı. Şimdi şu an bulunduğunuz iş ortamındaki yetkinliklerinize göz atın. Hemen hemen hepinizin ‘’aynı değil’’ dediğini tahmin etmemiz yanlış olmaz. 

Dijital yakalının en önemli gereksinimlerinden biri de yetkinlik kazanımıdır. Bilginin demokratikleştirilmesiyle yani internetin bilgiyi fiziksel dünyadan alıp sanal dünyada herkese eşit servis etmesiyle bu yetkinlik kazanımları yeni bir hale bürünmüştür. Eskiden bilgiye ulaşmak için fiziksel yol, daha fazla bütçe gibi değişkenler konuşulurken şimdi birbiri ile yarışan eğitim platformlarına rastlamamız tesadüf değildir. Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Geleceğin Yetkinlikleri Raporu’na göre 2025 yılı itibari ile bugün kullandığımız ve mevcut koşullarda yeterli olan yetkinliklerimizin %40’ı değişime uğramak zorunda kalacakmış. Yani diğer bir değişle önümüzdeki birkaç yıl içerisinde profesyonel hayattaki değeriniz, kendinizi geliştirmemeniz ve güncel tutmamanız durumunda düşüşe uğrayacaktır.


Peki dijital yakalıların şirketlerden beklentileri neler?


‘’Benden gelişmemi bekliyorsan, o zaman senin de bu konuda bir şeyler yapman lazım.’’ bu rolde bir insan senaryo gereği konuşsaydı aynı buna benzer bir cümle kurardı. İşveren ve çalışan arasındaki ilişki artık çok daha şeffaf ve cüretkar hale geldi. İşveren, çalışanlarından daha fazla verimli olmalarını isterken, sadece mevcuttaki temel hakları çalışanına sunması yeterli gelmiyor ve yakın zamanda gelmeyecektir. İşveren markası olmak için yarışan şirketlerin bugünkü ajandalarının hepsinde çalışan bağlılığı yaratma maddesi mevcuttur. Çalışan bağlılığı ise aynı kişisel gelişimimizdeki arzularımızda olduğu gibi talep barındıran bir durumla sınav vermektedir. İşveren istiyorsa, çalışan da istiyordur. Dijital yaka rolleri için şirketlerin çalışanlarının gelişimine verdikleri önem, çalışanın kurumlarında daha fazla kök salmasına yol açacaktır. Bu da elbette şirketlerin insan kaynakları departmanlarının yönetimlerden artık daha hızlı onay almaları gereken iş kalemlerine, eğitimlere adresleniyor. 

Şirketlerin dijital dönüşümü, beyaz yakalıların dijital yakalılara dönüşümü ve beraberinde getirdiği bütün dinamikler bugün profesyonel iş yaşamımızın geriye alınamayacak gerçeklerini ortaya koymuştur. Dönüşüme ayak uyduramayan şirketler de çalışanlar da belki de yazımızda bahsettiğimiz gibi değer kaybı ile oyun dışı kalmaya mahkum kalacaklardır. İçinde bulunduğumuz hızlı dünya gündemi ve değişken ekonomiler nedeniyle oyun dışı kalmamak için gelişimi ve dönüşümü artık daha fazla ciddiye almanızı öneririz.